|
HAC NEDİR?
Hac, islamın beş esasından birisidir. Hem
mâli ve hem de bedeni bir ibadettir. Hac,
şartları kendinde bulunan kişiye ömürde bir
defa farz-ı ayındır. Mali durunu müsâit
olduğu halde, ömrünün sonuna kadar sıhhati
müsâit olmazsa vekil gönderir. Hac ibadeti
zor, meşakkatli ve mesuliyetli bir
ibadettir. Bazı kimselerin zannettiği gibi
bu zorluklar fizikî şartlardan meydana gelen
zorluklar değildir.
Hac lügaten; kastetmek manasınadır.
İstilâhen:
قَصْدُ مَكاَنٍ
مَخْصُوصٍ فِي زَماَنٍ مَخْصُوصٍ بِفِعْلٍ
مَخْصُوصٍ
“Husûsî mekânı, husûsî zamanda, husûsî
fiille ziyâret etmektir.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlar
ki.”İslam beş temel esas üzerine
kurulmuştur. Bunlar Allah c.c’dan başka ilah
olmadığına ve Muhammed (s.a.v)’in Allah’ın
peygamberi olduğuna şahadet etmek, namaz
kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak
ve Kabe’yi haccetmektir ”
HACCIN FARZ
OLMASININ ŞARTLARI
1- Müslüman olmak. 2- Haccın farz olduğunu bilmek
3- Baliğ olmak.
4- Akıllı olmak.
5- Hür olmak.
6- Nafakaya ve vasıtaya muktedir olmak
7- Vakittir (hac ayları)
Hacca gidip dönünceye kadar bakmakla
mükellef olduğu kimselerin, normal
geçimlerini sağlayacak imkâna sahip
olmak. Haccın farz olması için zekâtta
olduğu gibi belli bir nisab yoktur.
Yukarıdaki şartlar mevcut olmasına rağmen
hacca gitmeyi geciktiren kimse daha sonra da
herhangi bir sebeple haccetme imkânı
bulamasa, yerine vekil göndermesi veya
gönderilmesini vasiyet etmesi icâbeder.
HACCIN EDASININ
ŞARTLARI
1- Sıhhatli olmak.
2- Yol emniyeti olmak.
3- Hapislik gibi hacca gitmeye mani bir
hal olmamak.
4- Kadınların yanında kocası veya
mahremi bulunmak.
5- Kadınlar için iddet hâli olmamak.
Kadınların hacca gidebilmeleri için
yanında kocası veya emniyetli, akıllı, bâliğ
bir mahremi (nikâhı kendisine ebediyyen
haram olan bir akrabası) nin bulunması
şarttır. Ayrıca ister boşanmakla, isterse de
kocasının ölmesiyle iddet bekleyen bir
kadın, iddeti bitmeden hacca gidemez.
HACCIN HİKMETLERİ
1. Allah-ü Tealaya karşı tezellül,
insanlara karşı tevazu izhar-ı
2. Mal nimetinin ve beden sağlığının
şükrünü eda.
3. Kâbe-i Muazzama’nın, insanların
ruhlarına inşirah vermesi.
4. Nefsi tezkiye ve terbiye.
5. Renkleri ve dilleri ayrı, dinleri
bir olan müslümanların kaynaşmaları.
6. Bembeyaz ihrama bürünmek, beyaz
kefene sarılıp ahiret yolculuğuna
çıkmanın, kabirden kalkıp mahşere
gitmenin bir temsilidir.
7. Hacer-i Es’adı istilâm ettikçe ahdi
mîsâkı hatırlamak ve îmânı tazelemek. 8. İslamın doğup yayıldığı,
peygamberimizin ve ashâbının islâm için bin
bir güçlük ve meşakkat içersinde verdiği
mücadeleyi hatırlamak. 9. Hac müslümanlarda ömür boyu
silinmeyecek güzel hatıralar bırakır. Hac
mü’minin hayatında âdeta bir dönüm noktası
olur.
HACCIN KISIMLARI
Hac, hükmü itibariyle üç kısımdır:
1. Farz olan hac: Hac için
belirli şartları hâiz olan kimselerin,
ömürlerinde bir defa yapmaları gereken
hactır.
2. Vacib olan hac: Üzerine
farz veya vâcib olmadığı halde, bir kimsenin
adayarak üzerine vâcib kıldığı hactır.
Başlandıktan sonra bozulan nâfile haccın da,
kazası vâcibtir.
3. Nafile olan hac: Farz olan hac edâ
edildikten sonra, ikinci, üçüncü veya daha
fazla yapılan hac nâfile olduğu gibi,
üzerine hac farz olmayan çocuğun veya
kölenin yapacağı hactır.
HACCIN NEV’İLERİ
1- Hacc-ı İfrad
2- Hacc-ı Temettü
3- Hacc-ı Kıran
HACC-İFRAD:
Hac
mevsiminde umresiz olarak yapılan hacdır.
Hacc-ı ifrad yapacak kimse ihrama girerken
yalnızca hacca niyet edip, telbiye getirir.
Mekke-i Mükerreme’ye geldiği zaman kudüm
tavâfı yapar. Tavâfa başlayacağı zaman
telbiye’ye nihâyet verir.
Kudüm tavafından sonra traş olmaz, ihramdan
çıkmaz ve ihramın bütün mahzurlarından
korunur. İstediği kadar nafile tavaf
yapabilir.
Bayram günleri çıkıncaya kadar umre yapamaz.
Bayramın dördüncü günü akşamdan sonra
Mekke’de kalırsa umre yapabilir.
Telbiye’yi tavaf ve sa’yin hâricinde terk
etmez. Bayramın birinci günü cemre-i akabeyi
taşladıktan sonra dilerse kurban keser.
HACC-I TEMETTÜ: Aynı
senenin hac aylarında umre ve haccı ayrı
ayrı ihramlarla edâ etmektir. Temettü
haccında kudüm tavafı yoktur. Umrenin tavâf
ve sa’yinden sonra traş olunup ihramdan
çıkılır.
Temettü haccına niyet eden kimse dilediği
zaman bir mekkî gibi umre yapabilir. Şükür
kurbanı kesmesi vâcibtir. Hacc-ı temettü,
hacc-ı ifrad’dan efdaldir.
HACCI KIRAN: Bir ihramla
umre ve haccı beraber yapmaktır.
Hacc-ı kıran’a niyet eden kimse, Mekke-i
Mükerreme’ye geldiği zaman önce umrenin
tavâfını ve sa’yini yapar. Peşinden kudüm
tavâfı yapar. Traş olmayıp, hac bitinceye
kadar ihramdan çıkmaz.
Haccı temettü’de olduğu gibi şükür kurbanı
kesmesi vaciptir.
Hacc-ı kıran, ifrad ve temettü haclarından
efdaldir. Hacc-ı kıran ve hacc-ı temettü
âfakî olanlar içindir.
HACC-I TEMETTÜ VE
KIRAN’IN ŞARTLARI
a. Hacceden kişi, âfâki olmalıdır.
Harem bölgesinde ve mîkat sınırları
içerisinde ikâmet edenlerin, Hanefi
mezhebine göre temettü ve kıran haccı
yapmaları câiz değildir. Bunlar yalnız
hacc-ı ifrad yaparlar.
b. Umre ve hac aynı yılın hac aylarında
edâ edilmelidir. Hac ayları girmeden
umre yapıp, daha sonra aynı yıl hac
menasikini de eda eden bir kimse,
temettü ve kıran haccı değil ifrad haccı
yapmış olur.
c. Kıran haccında, umre ile hac
arasında, Mekke’den ayrılıp, gerek
memleketine, gerek başka bir yere
gidilmekle kıran haccı değişmez
HACCIN FARZLARI
1. İHRÂM’A GİRMEK
2. ARAFAT’TA VAKFEDE BULUNMAK
3. ZİYÂRET TAVÂFINI YAPMAK
İHRAM
Hac ve umre ibâdetlerini edâ etmek için
bir kısım mubahları haram kılmaktır. (İnâye
c.2,s.429)
İhrâma girmenin esrarı ve hikmeti: Dünya
zîneti olan elbiselerden soyunarak, mahşer
yerini, hesap gününü, mîzanı düşünmek, temiz
olarak füyûzâtı ilâhiyyeye nâil olmak için
ihrama girilir. İhramsız hac ve umre
yapılamaz.
İHRÂMIN SAHİH
OLMASININ ŞARTLARI
a. Niyyet etmek.
b. Telbiye getirmek veya
telbiye yerine geçen bir zikirde
bulunmak.
Sehl İbnu Sa'd (r.a.) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm)
buyurdular ki: "Telbiyede bulunan
hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve
solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak
onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu
iştirak (sağ ve solunu göstererek)
şu ve şu istikâmette arzın son
hududuna kadar devam eder."
(Tirmizi, Hac, 14/828.)
İHRÂMIN VÂCİBLERİ
1- İhrâma mîkattan önce veya mikatta
girmek. 2- İhrâmın yasaklarından korunmak
İHRÂMIN SÜNNETLERİ
1- İhrâma girmeden önce, koltuk altı ve
kasık kıllarını
temizlemek, tırnak kesmek ve güzel koku
sürünmek. 2- İhrama girerken gusletmek veya abdest
almak. 3- İhrama girmeden önce iki rek’at ihram
namazı kılmak. 4- Erkekler, İzâr ve ridâ denilen iki parça
örtüye sarınmak. 5- İhramlı bulunduğu sürede her fırsatta
telbiye söylemek. 6- Telbiyeyi üç defa tekrarlamak. 7- Telbiyeden sonra teşrik tekbiri,
salavât-ı şerife, duâ ve niyazda bulunmak.
İHRÂMIN YASAKLARI
1 - Hanımıyla cinsî münâsebette veya
cinsî münâsebete sebeb olabilecek söz, fiil
ve davranışlarda bulunmak. 2 - Kavga etmek, münakaşa ve mücadelede
bulunmak, sövüp saymak, hakaret etmek. 3 - Avlanmak veya bir avcıya işâretle bile
olsa yardımda bulunmak. 4- Harem dâhilinde bulunan yeşil otları
koparmak, ezmek, budamak ve zararsız
hayvanları öldürmek. 5 - İhramlı iken koku sürünmek, traş olmak,
tırnakları kesmek veya vücudundan kıl
koparmak. 6 - Başa takke giymek veya sarık sarmak.
Ancak başına değdirmeden sıcaktan korunmak
için başın üstünde şemsiye taşınabilir. 7 - Pantolon, palto, mintan gibi dikişli
elbiseler giymek. Hanımlar yüzlerini
örtmeden normal elbiselerini giyebilirler. 8 - Vücudun neresine olursa olsun, kına
sürmek, ruj ve oje kullanmak. 9 – Erkekler çorap, eldiven veya ayakkabı
giymek.
İHRÂM’IN
MÜSTEHAPLARI
1- Gusülden evvel tırnakları kesip, koltuk
altı ve kasık kıllarını temizlemek. 2- Gusül’e ihram için niyet etmek. 3- İhram beyaz, yeni veya yıkanmış olmak
4- Nalin vaya naline benzeyen terlik veya
takunya giymek 5- Bedenine güzel kokular sürmek. 6- Misvak kullanmak. 7- Saçlarını taramak. 8- Bıyıklarını sünnete uygun kesmek. 9- Cima etmek.
İHRÂMIN MUBAHLARI
1- Kan aldırmak. 2- Kıl koparmadan vücudun herhangi bir
yerini veya başı kaşımak. 3- Yıkanmak, kokusuz sabun kullanmak. 4- Sıcaktan korunmak için bir ağaç, ev,
çadır altına sığınılabileceği gibi, başa
değdirmeden şemsiye taşımak. 5- Kemer takmak, silâh kuşanmak, yüzük ve
saat takmak, kokusuz sürme çekmek. 6- Topukları ve üzeri açık ayakkabı veya
nâlin giymek. 7- Diş çektirmek, iğne vurdurmak, kan
aldırmak. 8- Kollarını giymeden palto veya ceket gibi
bir elbiseyi omuza almak. 9- Yorgan, battaniye veya herhangi bir örtü
ile, yüz ve baş hariç vücudun diğer
kısımlarını örtmek.
İHRÂMA NEREDE
GİRİLİR?
İhrâma girmek için muayyen yerler vardır.
Bunlara “Mîkat mahalli” denir. Beytullah’a
ulaşmak isteyen âfâkinin, Kâbe-i Muazzama’ya
ta’zîm için ihramlı olması ve mîkat
mahallinden ihrâma girmesi lazımdır. Mîkat
hususunda insanlar üç kısımdır:
a. Âfâkî olanlar: mîkat mahallerinin
dışında bulunanlardır.
b. Hill ehlidir: mîkat mahalleri ile
harem arasında olanlardır.
c. Harem ehlidir: Mekke ve civârında
bulunanlardır.
HAREM HUDUTLARI
Merkez Kâbe-i Muazzama olmak üzere
yaklaşık olarak 7 - 15 km.lik mesâfelerle
çevrili olan mekâna harem denilir. Bu
mekânlar hususi işâretlerle tesbit
edilmiştir.
Mekke-i Mükerreme’nin haremine Âdem
Aleyhisselâm’dan beri saygı gösterilmiştir.
Hz. İbrâhim (a.s.), Beytullah’ın inşâ’sını
tamamladıktan sonra, Cebrâil Aleyhisselam’ın
delâletiyle harem hududunu işâretlemiş ve
işâret olarak da birer taş dikmiştir.
Peygamber Efendimiz de bu işâretleri
yeniletmiştir.
Kâbe-i Muazzama’ya uzaklığı itibâriyle bu
sınırlar şunlardır:
Doğuda: Ci’rane, 16 km.
Batıda: Hudeybiye, 15 km.
Kuzeyde: Ten’im, 7 km.
Güneyde: Üdatü'l-İbn, 12
km.
Kuzey doğuda: Tepeler, 14
km.
MÎKÂT MAHALLERİ
Hacı adaylarının ihramsız olarak
geçmeleri yasak olan yerlere mîkât denir.
Mîkât yerleri ile Harem hududu arasında
kalan bölgeye ise, Hıll adı verilir.
Mîkât mahalleri şunlardır:
1. Zü-l Huleyfe: Mekke'ye
Medîne istikametinden gelenlerin mîkâtıdır.
Resûlüllah Efendimiz Vedâ Haccında ihrâma
buradan girmiştir. Bugünkü adı Ebyâr-ı
Ali'dir.
Mekke'ye en uzak mîkat budur, Medine-i
Münevvere’ye 6, Mekke-i Mükerreme’ye ise 426
km. mesâfededir.
2. Zâtü Irk: Iraklıların ve
Irak yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke-i
Mükerreme’ye uzaklığı 94 km.dir.
3. Cuhfe: Şam'dan ve Şam
yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke-i
Mükerreme’ye 187 km. mesafededir.
Türkiye'den gidenlerin mîkâtı burasıdır.
4. Karn veya Karnü'l Menâzil:
Necid ve civârından gidenlerin mîkatıdır.
Mekke-i Mükerreme’ye uzaklığı 94 km. dir.
5. Yelemlem: Yemen'den ve
Yemen yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke-i
Mükerreme ile arası 54 km. dir. En yakın
mîkat budur.
Kızıl Deniz, Süveyş tarafından gelenler
Cuhfe yakınındaki Rabığ hizasında ihrama
girerler. Geliş istikametine göre Cidde de
mîkat sayılmaktadır. Rabığ Mekke'ye yaklaşık
200 km. mesafededir.
Bu beş mîkât’tan başka yol ve
istikâmetlerden Mekke'ye girmek isteyenler,
bu 5 mîkatın herhangi birinin hizasından
ihrâma girebilirler. Hava ve deniz
yolculuklarında da durum böyledir.
Mekkelilerin hac için mîkatları Harem, umre
için Hill'dir. Yani Mekke'de oturanlar, umre
için ihrâma gireceklerinde Harem hududundan
çıkıp Hill bölgesinin herhangi bir yerinde
(Meselâ Ten’im deki Mescid-i Âişe) ihrâma
girerler.
Hacı adayları mîkâta varmadan önce de ihrâma
girebilirler. Önceden ihrâma girilmemişse,
mutlaka mîkâtlarda veya o mîkatların
hizasında ihrâma girilmelidir.
Mîkât’ta ihrâma girilmeden geçilirse cezâ
olarak bir kurban kesmek veya tekrar geri
dönüp mîkât’tan ihrâma girmek gerekir.
İHRÂMA NASIL
GİRİLİR?
İhrama girecek kimse evvelâ tırnaklarını
keser, koltuk altı ve kasık kıllarını
temizler, gerekiyorsa saç ve sakal traşı
olup, bıyığını düzeltir. Mümkünse gusleder.
Gusletme imkânı yoksa yalnız abdest alır.
İhrama girerken yapılacak gusül sünnet-i
müekkededir. Bu gusül, hadesten taharet için
değil, maddî temizlik içindir. Bu bakımdan
hayız ve nifas hâlindeki kadınlar da
gusledebilirler.
Vücutta ve elbisede renk ve iz bırakmayan
güzel kokulardan bir koku sürünür. Sâdece
İzâr ve ridâ ile vücut örtülür.
Baş açık ve ayaklar çıplak bırakılır. Ancak
ayaklarına topukları ve üzeri açık terlik
giyer.
Kemer bağlamak, omuza çanta asmak, kollarını
giymeden omuza palto veya herhangi bir örtü
almak, başa değdirmeden şemsiye kullanmak da
bir mahzur yoktur.
İzâr ve ridâya büründükden sonra 2 rekat
namaz kılar: Birinci rekat’ta Fatiha-i
Şerife’den sonra Kâfirun suresini, ikinci
rekat’ta Fâtiha-i Şerife’den sonra İhlâs
suresini okur. Namazdan sonra kıbleye dönüp
hac veya umreden hangisine niyyet edecekse
ona niyyet eder. (Vekil ise fülan kimse
adına der) Ara vermeden 3 kere telbiye
getirip peşinden tekbir ve Salâvat-ı Şerife
okur.
لَبَّيْك
اَللَّهُمَّ لَبَّيْك، لَبَّيْكَ لاَ شَرِيكَ
لَكَ لَبَّيْك، إنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ
لَكَ وَالْمُلْك،لاَ شَرِيكَ لَك.
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk,
lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk. İnne-l hamde
ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk. Lâ Şerîke Lek.
Böylece ihrama girilmiş olur. Artık yol
boyunca telbiye, Peygamber Efendimize bol
bol salâvatlar getirilir, dualar yapılır;
zikir, tesbih ve tehlilde bulunulur. Farz
namazların ardından da çokça telbiye
getirilir. Telbiyeleri yüksek sesle
söylemek, erkekler için müstehabtır.
Kadınlar seslerini yükseltmeden söylerler.
HANIMLARIN İHRÂMI
İhram ile alakalı aşağıdaki hususların
haricinde kadınlar da erkekler gibidir.
a. Kadınlar her türlü dikişli elbise,
eldiven ve mest giyebilirler. Başlarını
örtebilir, fakat yüzlerini açık
bulundururlar.
b. Kadınlar telbiyede seslerini
yükseltmezler.
c. Kadınlar tavafta remel de bulunmaz,
sa’yda hervele yapmazlar.
d. Başlarını tahlik yani kökten
kazıtmazlar ancak kısaltırlar.
e. İzdiham varsa Hacer-i Esved’i
istilamda bulunmazlar. Erkekler
topluluğundan kaçarlar. İzdihamlı
zamanlarda Makam-ı İbrahim’in yanında
namaz kılmazlar.
f. Hayız ve nifas halinden dolayı veda
tavafını terk ettiği veya ziyaret
tavafını tehir ettiğinden kurban
kesmeleri gerekmez. (Lübab Şerhi s.78)
İHRAMDAN NASIL
ÇIKILIR?
İhramdan çıkmak için erkekler saçlarını
ya ustura ile traş ettirirler veya en az
parmak uçları kadar (1,5-2 santim)
kısalttırırlar. Başı traş ettirmek,
kısalttırmaktan efdaldir.
Kadınlar ise traş olmazlar, saçlarının
uçlarından 1-2 santim kısaltırlar. Böylece
ihramdan çıkılmış olur...
HACCIN 2. FARZI:
ARAFAT’TA VAKFE
Arafat, Mekke-i Mükerreme’ nin 25 km
güneydoğusundaki bir dağdır.
Bu mübarek mevkiye Arafat denilmesi: bilmek
manasındaki mârifetten gelir. Hz. Âdem ile
Havvâ Vâlidemiz yeryüzüne indikten uzun
zaman sonra burada birbirlerine kavuşup,
birbirlerini tanıdılar.
Cibril-i Emin, İbrâhim Aleyhiselâm’a hac
menâsikini burada târif ettikden sonra
" هَلْ عَرَفْتَ
"
(bildin öğrendinmi?) deyince İbrâhim
Aleyhiselâm da "
عَرَفْتُ "
(Ben bildim) dediği için Arafât
denildi.
Bir rivâyete göre, Arafât itiraftan gelir.
İnsanlar burada Cenab’ı hakkın yüceliğini,
azametini, kendilerinin acizliğini itiraf
ederler. Nitekim Hz.Âdem ve Havvâ
ِِAnamız Arafât’ta
şöyle yalvardılar:
رَبَّناَ
ظَلَمْناَ أنْفُسَناَ وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ
لَناَ وَتَرْحَمْناَ لَنَكُونَنَّ مِنَ
الْخاَسِرِينَ.
Ey Rabbimiz biz nefislerimize
zulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz, bize
acımazsan biz perişan olanlardan oluruz.
(Sure-i Arafat, Ayet 23)
Bu yalvarmalarına mukâbil Allah-ü Teâlâ
şimdi kendinizi bildiniz manasına (
عَرَفْتُمْ
) buyurdu.
Arafat sahasının ortasında yüksekliği 30
metre, genişliği de 300 metre olan küçük bir
dağ vardır ki ismi: Cebel-i rahmettir.
Tepesi düz olup 4 metre yüksekliğinde taştan
ve kireçten yapılmış bir alem vardır. Arefe
gecesi hacılara işaret olsun diye üzerinde
kandil yakılır. Peygamberimiz Veda Haccının
vakfesini takribi 120 bin Ashabı ile Cebel-i
Rahmenin eteğinde yapmıştır ve meşhur veda
hutbesini orada irad buyurmuştur.

Bu mübarek dağ Efendimizin ümmetinin
bağışlanmasını istediği ve bağışlanacağımıza
dâir ilâhi müjdeyi aldığı yerdir. Arefe
vakfesini yapan kimsenin ben avf olunmadım
demesi büyük günahlardandır.
Arefe günü Hz. Allah, yalın ayak, başı açık,
saçları karışık, toz toprak içerisindeki
yalvarış ve gözyaşları ile yalvaran kulları
ile meleklerine karşı iftihar eder.
Ayrıca Peygamber Efendimiz, vakfe günü öğle
ile ikindi namazlarını cem-i takdim yaparak,
rahmet dağına 1 km mesafedeki Mescid-i
Nemre’de kılmıştır.
VAKFE NEDİR?
Zilhicce'nin 9. günü yani arefe günü
öğleden itibaren Kurban bayramının 1. günü
fecrin doğuşuna kadar olan süre içinde
Arafat'da bir müddet bile olsa bulunmaktır.
Arafat vakfesi, Peygamber Efendimizin
"
اَلْحَجُّ عَرَفَةٌ
"
(Hac Arefedir) buyurduğu haccın asıl ve en
büyük rüknüdür. Haccın diğer rükünlerini
yerine getirip de Arafat vakfesini terk eden
kimsenin haccı makbul olmaz.
Peygamber Efendimiz veda hutbesini hicri 632
senesinde Arafat’ta îrad buyurmuştur.
ARAFAT’TA
VAKFENİN SAHİH OLMASININ ŞARTLARI
a. Hac için ihramlı olmak, sahih bir
hac için ihramlı olmak
b. Belirli zamanda yapmak, arefe günü
zeval vaktinden kurban bayram günü fecr
tuluuna kadar.
c. Belirli yerde yapmak, yani Arafat’ta
yapmak.
VAKFENİN VACİBLERİ
Arafat'a gündüzden gelenler için, orada
güneş batıncaya kadar kalmak, güneş batmadan
bir tarafa ayrılmamak. Gece gelenler için bu
vâcib düşer.
VAKFENİN SÜNNETLERİ
1) Arafe günü Mina’dan güneş
doğduktan sonra Arafat’a hareket etmek; 2) Öğle ve ikindi namazlarını cem-u takdîm
ile kılmak; 3) Vakfe için zevalden sonra gusletmek; 4) Vakfe esnasında abdestli bulunmak; 5) Vakfeyi Cebel-i Rahme eteklerindeki siyah
kayalıkların yanında yapmak; 6) Vakfe esnâsında kıbleye yönelmek; 7) Gün boyunca telbiye, zikir, tesbih,
tekbir, tehlil, salevat, namaz ve niyaz ile
meşgul olmak; kendisi, anne-babası,
çocukları, geçmişleri ve bütün mü’minler
için duâ ve niyazda bulunmak;
HACCIN 3. FARZI:
ZİYARET TAVAFI
Tavaf Nedir?
Tavaf, Hacerü-l Esved’in bulunduğu köşeden
başlayarak Kâbe’yi solumuza alıp, etrafında
yedi defa dolaşmaktır. Kâbe-i muazzamanın
etrafında her bir dolanmaya şavt denir. 7
şavt bir tavaf olur.
Her tavâfın yapılışı aynıdır. Aradaki fark,
niyyeti tâyindedir. Bu bakımdan tavâf
yapacak olan kimse niyyetiyle tavâfın
nev’ini belirler.
Ziyaret tavafı: Haccın
rükünlerinden olan farz tavaftır. Yapılış
zamanı, Kurban bayramının birinci günü
fecrin doğuşundan itibaren ömrün sonuna
kadardır. Ancak bu tavafın, kurban bayramı
günleri içinde (üçüncü günü güneş batmazdan
evvele kadar) yapılması vâcibdir. Tamamıyla
terki hâlinde, hac bozulur, fâsit olur.
Mescid-i Haram’ın tahiyyeti, tavâftır.
Mescid-i Haram’a bir kimse her ne zaman
gelirse bir tavâf yapması müstehaptır.
Tavâfın belirli bir vakti yoktur, kerâhet
vakitlerinde bile yapılabilir.
Kâbe-i Muazzama’dan başka bir mekânı ibâdet
gâyesiyle tavâf etmek küfürdür. (Tahtavî)
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i
şeriflerinde buyuruyorlarki: Hergün
Kâbe-i Muazzama’ ya 120 rahmet iner, bu
rahmetten 60’ı tavâf yapanlara, 40’ı namaz
kılanlara yirmisi ise Beytullah’ a bakanlara
isabet eder.
İbnu Abbâs (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Beyt'i
(Kâbe-i Muazzama'yı) kim elli defa
tavâf ederse, günahlarından çıkar ve tıpkı
annesinden doğduğu gündeki gibi olur."
(Tirmizî, Hacc)
TAVAFIN NEVİLERİ:
1-
Kudüm tavâfı: Hacc-ı
ifrâd ve hacc-ı kırânda bulunan âfâkiler
için sünnettir. 2- Ziyâret tavâfı: Haccın
farz oan tavâfıdır. 3- Vedâ tavâfı: Âfâkiler
üzerine vacib olan tavâftır. 4-
Umre tavâfı: Umrenin
farzlarından olan tavâftır. 5-
Nezir tavâfı: Nezir
edilen tavâfdır ki vacibdir. 6-
Tahiyyetül-mescid tavâfı:
Mescid-i Haram’a ne zaman girilirse tavâf
yapmak sünnettir. 7- Nâfile tavâf: Üzerinde
başka tavâf yoksa (farz-vâcib) veya o
tavâfın zamanı gelmemişse bir müslüman
dilediği kadar yapabileceği tavâftır.
TAVÂFIN VÂCİBLERİ
1. Hadesten tahâret (abdestli olmak). 2. Setr-i avret. 3. Özürlü değilse tavâfı yürüyerek yapmak. 4. Tavâfa Hacer-i Esved veya hizâsından
başlamak. 5. Tavâfı Kâbe'yi sol tarafına alıp rükn-ü
Irakî yönüne ilerleyerek yapmak. 6. Tavâfı Hatîm (Kâbe etrafındaki duvar) in
dışından yapmak. 7- Tavâf bitince iki rek'at tavaf namazı
kılmak. 8- Tavâfı yedi şavta tamamlamak. 9- Ziyâret tavâfını bayram günlerinde
yapmak.
Tavâfın vâciblerinden herhangi birinin
terki, cezâyı gerektirir. Tavâf yeniden
yapılırsa ceza düşer.
TAVÂFIN SÜNNETLERİ
1– Necâsetten tahâret. 2– Tavafa başlarken, Hacer-i Esvad’in
hizâsına, Rükni- Yemâni tarafından gelmek. 3– Tavâfa başlarken ve her şavtın sonunda
Hacer-i Esvedi istîlâm etmek. 4– Sonunda sa’y olan tavaflarda erkeklerin
ıztıbâ ve remel yapması. 5- Şavtları ara vermeden yapmak. 6- Tavaf asnâsında zikir, tekbir, tehlil ve
duâ ile meşğul olmak. 7- Nâfile tavâfı çok yapmak. 8- Ziyâret tavâfını bayramın birinci günü
yapmak. 9- Tavâfa başlarken Hacer-i Esved’in
karşısında “bismillâhi Allâhü ekber” derken
ellerini kaldırmak.
Tavâfın sünnetlerinin mazeretsiz terki
mekruhtur. Fakat mâzeretsiz de terkedilmiş
olsa cezâyı gerektirmez.
TAVAFIN YAPILIŞI
Hangi tavâf yapılacaksa, ona niyyet
edilir. Rükn-i Yemânî tarafından Hacer-i
Esved'in bulunduğu yere gelinir. Mümkünse
tekbir ve tehlil ile Hacer-i Esved öpülür.
Mümkün olmadığı takdirde, Hacer-i Esved'e
dönülür “Bismillâhi Allâhü ekber”
diyerek istîlâm yapılıp, sağ elin içi
öpülür. Daha sonra tekbir, tahmid ve salâvat
getirilir. Tavâf esnâsında telbiye
getirilmez.
İstîlâmdan sonra Kâbe sol tarafa alınarak
tavâfa başlanır. Her dönüş bir şavttır.
Yedi şavt bir tavaftır.
Kâbe'nin kapısında ve köşelerinin herbirinde
duâlar okunur, salât’ü selâm, tekbir ve
tehliller getirilir. Tavaf, Hatîm'in
dışından yapılır.
Ruknü-yemâniye gelince el sürülür veya
selâmlama yapılıp, el öpülmez. Hacer-i
Esved'e gelince tekrar istîlâm edilir.
Birinci şavf tamamlanmış olur.
Hanımlar, duâ, tekbir ve tehlillerde
seslerini yükseltmezler. Tavâflarını en
tenhâ yerden yaparlar.
Erkeklerin sonunda sa’y olan tavaflarda
ızdıbâ ve remel yapmaları sünnettir.
Tavâf bittikten sonra mümkinse Makâm-ı
İbrahim'de, değilse Mescid-i Haram'ın
münâsip bir yerinde, kerâhet vakitleri
dışında iki rek'at tavâf namazı kılınır. Bu
namaz vâcibdir. Birinci rek'atta Kâfirûn,
ikinci rek'atta İhlâs sûreleri okunur.
İkindi namazının farzını kıldıktan sonra
tavâf namazı kılınmaz. Akşamın farzından
sonra, önce tavâf namazı, sonra da akşamın
sünnetini kılınır.
Tavâf namazından sonra, Kâbe-i Muazzama'ya
dönerek ayakta bol,bol zemzem içilir, ihlâs
ve samîmiyetle duâ edilir.
HACCIN VÂCİPLERİ
A – SA’Y
Sa’y ; hac ve umrenin menâsikinden olup,
Safâ ile Merve arasında yedi defa gidip
gelmektir. Hâcer Vâlidemizin sünnetidir.
Sa’yin hikmeti: Allâh-ü Teâlâ, Hâcer
Vâlidemizin itâat ve sadâkatine ithâfen umre
ve hac yapan herkese onun gibi sa’yi vacip
kıldı.
SA’YİN VÂCİBLERİ
a. Sa’yi yürüyerek yapmak
(Hasta, yaşlı ve sakat olanlar
arabaya binebilirler).
b. Sa’yi yedi şavta tamamlamak.
SA’YİN SÜNNETLERİ
1- Tavâf bitince ara vermeden sa’ye
başlamak. 2- Hadesten tahâret. 3- Necâsetten tahâret 4- Sa’ye giderken Hacer-i Esved’i istîlâm
atmek. 5- Her şavtta Safâ ve Merve tepelerinde,
Kâbe’nin görülebileceği yere çıkmak. 6- Safâ ve Merve’de Kâbe’ye dönerek tekbir,
tehlil ve duâ etmek. 7- Erkekler yeşil direk arasında “hervele”
yapıp, diğer kısımlarda yavaş yürümek. 8- Bütün şavtları ara vermeden yapmak. 9- Sa’y esnasında tekbir, tehlil ve duâ ile
meşğul olmak.
SA’YİN YAPILIŞI
Hacer-i Esved istîlâm edildikten sonra
Safâ’ya gidilir ve niyyet edilir. Safâ
tepesine çıkınca Beytullâh’a dönülür. Duâda
olduğu gibi eller kaldırılır. Hamd ve senâ
edilir. Üç defa tekbir getirilir. Tehlilde
bulunulur. Salevât –ı şerife getirilir.
Kendisi ve Müslümanlar için duâ ettikden
sonra, duâlarla Merve’ye doğru yavaş, yavaş
yürünür.
Yeşil direğe gelince ‘Hervele’
yapılıp, ikinci yeşil direğe kadar koşulur.
İki yeşil direk arasında şöyle duâ edilir:
رَبِّ اغْفِرْ
وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمُ، وَتَجاَوَزْ
عَماَّ تَعْلَمُ،اِنَّكَّ تَعْلَمُ ماَلاَ نَعْلَمُ، اِنَّكَّ
أنْتَ اللَّهُ الْأَعَزُّ الْأَكْرَمْ .
İkinci yeşil direkten sonra normal
şekilde
yürünür.
Merve’ye gelindiği zaman Beytullah’a
dönülür. Safa’da olduğu gibi tekbir, zikir
ve duâ edilir. Böylece sa’yin birinci şavtı
tamamlanmış olur. Aynı şekilde Safa’dan
Merve’ye dört gidiş, Merve’den Safa’ya üç
dönüş olmak üzere , yedi şavt yapılınca sa’y
tamamlanmış olur.
Sa’ydan sonra Mescid-i Haram’da iki rek’at
namaz kılmak müstehabtır. Merve üzerinde
namaz kılınmaz.
B – MÜZDELİFE’DE
VAKFE
Müzdelife’de vakfe yapmak vâciptir,
sünnet olan zamanı: Bayramın birinci günü
fecr-i sâdığın doğması (sabah namazının
vaktinin girmesi) ile başlar, güneşin
doğması ile biter. Bu süre içinde az bir
vakit dahi olsa Müzdelife'de bulunulursa
vâcib yerine gelmiş olur.
Hanefî mezhebine göre fecr-i sâdıktan evvel
Müzdelifeden ayrılan kimse tekrar dönmediği
takdirde vakfeyi edâ etmiş olmaz.
Müzdelife’de akşam ve yatsı namazları cem-i
tehir ile kılınır. Bayram gecesini
Müzdelife’de geçirmek sünnettir.
MÜZDELİFE VAKFESİNİN
SIHHATİNİN ŞARTLARI
1- Hac için ihrâma girmiş olmak 2- Arafât vakfesini yapmış olmak 3- Mekân (vakfeyi Müzdelife’de yapmak) 4- Vakfeyi vaktinde yapmak
MÜZDELİFE VAKFESİNİN
SÜNNETLERİ
1- Arefe günü güneş battıktan sonra
Arafât’tan Müzdelife’ye sükunetle ağır ağır
inmek ve Müzdelife’de “Meş’ar-i
Harâm” civarında gecelemek. 2- Sabah namazını erkence kılmak. 3- Vakfeyi ortalık iyice aydınlanıncaya
kadar sürdürmek;
C – MİNÂDA ŞEYTAN
TAŞLAMAK
Minâ’da şeytan taşlamak için üç yer
vardır: bunlara cemerât denir. Bu yerler
Minâ’da üç alâmetle tayin olunmuştur. Minâ
tarafından sırayla şunlardır:

Birinci cemre
(küçük şeytan): Şeytanın İbrahim (a.s.) a
üçüncü olarak görülüp taşlandığı yerdir.
Bayramın birinci günü, 1. ve 2. şeytana taş
atılmaz.
İkinci cemre (orta şeytan):
Şeytanın İbrâhim (a.s.) a ikinci olarak
görülüp taşlandığı yerdir.
Üçüncü cemre (Cemretü’l
Akabe “Büyük Şeytan”) Şeytanın İbrâhim
(a.s.) a birinci olarak görülüp taşlandığı
yerdir. Bayramın 1. günü yalnız büyük şeytan
taşlanır.
ŞEYTAN TAŞLAMAK İLE
ALAKALI SÜNNETLER
1- Bayram sabahı, ortalık iyice
aydınlandıktan sonra (güneş doğmadan)
Müzdelife’den hareket edip Mina’ya gelmek; 2- Eşyasını çadırına koyduktan sonra vakit
geçirmeden Akabe cemresine taş atmak; 3- Akabe cemresine taş atarken, Mekke’yi
sol, Minâ’yı sağ tarafına almak; (Diğer iki
cemreye her taraftan atılabilir) 4- Taşları cemrelere yaklaşık 3,5 ilâ 5
metre mesâfeden atmak; 5- Yedi taşı ardarda atmak; 6- Teşrik günlerinde; küçük, orta ve Akabe
cemrelerine taşı bu sıra ile atmak; 7- Küçük ve orta cemrelere taşı attıktan
sonra duâ etmek, Akabe cemresinden ise hemen
ayrılmak; 8- Taşları bayramın ilk günü öğleden önce
diğer günlerde ise öğleden sonra, güneş
batmadan önce atmak; 9- Mina’dan Mekke’ye dönmekte acele edenler,
bayramın üçüncü günü güneş batmadan önce
Mina’dan ayrılmak;
D – SAÇLARI TRAŞ ETMEK VEYA
KISALTMAK.
E – VEDÂ TAVAFI.
F – KURBAN KESMEK (Kıran ve
Temettü haccı yapanlara)
Ebu Bekri's-Sıddîk (radıyallahu anh)
anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm)'a: "Hangi hacc daha efdaldir?"
diye sorulmuştu. "Yüksek sesle
telbiye getirilip, kurban kesilerek yapılan
hacc!" diye cevap verdi." (Tirmizî,
Hacc 14, (827)
Haccın vâciplerinden biri terkedilirde,
yeniden yapılmazsa bir kurban kesmek lâzım
gelir. Meselâ: Abdestsiz yapılan bir tavâf,
abdestli olarak iâde edilirse bu kurban
cezâsı sâkıt olur. İâde edilmezse kurban
kesmek icâbeder.
|