|
Bazı Dualar
Sabahleyin evden çıkarken okunur:
بِسْمِ
ٱللهِ تَوَكَّلْتُ
عَلَى ٱللهِ لاَ حَوْلَ وَلاَ
قُوَّةَ اِلاَّ بِٱللهِ ٱلْعَلِىِّ
ٱلْعَظِيمِ
"Bismillâhi tevekkeltü alellâah lâa havle velâa kuvvete illâa billâahil aliyyil
azıym."
Sabahları, bilhassa çarşı ve pazarda okunur:
لاَ
اِلٰهَ اِلاَّ ٱللهُ وَحْدَهُ
لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ
ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ
يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ
لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ ٱلْخَيْرُ
وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ
قَدِيرٌ
"Lâa ilâahe illellâahü vahdehüü lâa şeriyke leh lehü'lmülkü ve lehü'l-hamdü
yuhyii ve yümiytü ve hüve hayyün lâa yemüütü biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli
şey'in kadiyr."
Mânâsı:
"Allâh'dan başka hiçbir ilah yoktur. Ancak tek o vardır. Onun ortağı yoktur.
Öldürür ve diriltir. O diridir, ölmez. Hayır, onun yed-i kudretindedir. O, her
şeye kaadirdir."
Bu duâ her sabah 11 defa okunur. Çarşıya çıkarken, yollarda, sokaklarda her
yerde okunur. Peygamber Efendimiz: "Bunu okuyana Cenâb-ı Hakk bir milyon hasene
verir, bir milyon günahını siler, derecesini de bir milyon yükseltir"
buyurmuşlardır. Okuyan mü'minin imânı tazelenmiş olur. Bu duâ şefâat-ı
Resûlüllâh'a en büyük vesiledir.
سُبْحَانَ ٱللهِ مِلْئَ
ٱلْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى ٱلْعِلْمِ
وَمَبْلَغَ ٱلرِّضٰى
وَزِنَةَ
ٱلْعَرْشِ
"Sübhâanellâahi mil'elmiizâan ve müntehe'l-ılmi ve mebleğarrızâ vezinetel-arş."
Mânâsı:
"Allâh'ı mîzanın dolusunca, ilmin nihâyetince, rızâsı büyüklüğünce ve Arş'ın
ağırlığınca tesbih ederim."
Bu duâ sabah ve akşam üç defa okunur. Ömürünün uzun ve mes'ud olması, imanla
ölmek, kabir azabından kurtulmak, sırat köprüsünden geçmek ve Cennet'e vâsıl
olmaya vesile olur.
Helaya Girerken Okunacak Dua
اَعُوذُ بِٱللهِ مِنَ ٱلْخُبْثِ
وَٱلْخَبَآئِثَ
"Euuzü billâahi minel hubsi vel habâais"
Helâdan Çıkınca Okunacak Duâ
ٱَلْحَمْدُ ِللهِ ٱلَّذِى
اَذْهَبَ عَنِّى ٱْلاَذٰى وَعَافَانِى
مِنْ
ذٰلِكَ
"Elhamdü lillâhillezî ezhebe annel ezâ ve aafâanii min zâlik."
Mânâsı:
"Hamd olsun O Allâh'a ki, bizden ezâyı giderdi ve ondan beni kurtardı."
Helâdan çıkınca bu duâyı okumaya devam edenler idrar ve abdest yollarında
hastalık görmezler.
Helâ ve hamama sol ayakla girilir, sağ ayakla çıkılır. Eve ve câmiye ise sağ
ayakla girilir, sol ayakla çıkılır.
Korkulu Bir Rüya Görünce Yapılacak Duâ
Korkulu bir rüya gören kimse, rüyanın çıkmaması için "Hüvellâhüllezî..."
âyetinden başlayıp Haşir sûresi'nin sonuna kadar okur ve bir Fâtiha, onbir
ihlâs-ı şerîf okuyup Peygamberimizin ruhuna hediye ederek,
"Ya Rabbi, eğer gördüğüm şu rüya hayır ise hayrında dâim, şerse hayra tebdil
eyle. Hayır ise bize, şerse düşmanlarımıza olsun" diye duâ eder.
Hayırlı bir rüyanın da çabuk çıkması için, yine 1 Fâtiha, 11 İhlâs-ı şerîf
okunup, Resûlüllah Efendimize hediye edilmelidir.
Zengin Olmak İçin
Biiznillah, zengin olmak için şu duâyı üçer defa sabah akşam okumalıdır:
يَا
حَمِيدَ ٱلْفِعَالِ ذَا ٱلْمَنِّ
عَلٰى جَمِيعِ خَلْقِهِ بِلُطْفِهِ
"Yâa Hamiyde'l fiaali zelmenni alâa cemii ı halkıhii bilutfihii."
Mânâsı:
"Ey bütün yaptıkları övülmeye lâyık olan ve lütfu ile bütün mahlûkâtına ihsan
sahibi olan (Allâh'ım)"
Akşam Yatarken Okunacak Duâ
ٱَللّٰهُمَّ بِٱسْمِكَ اَمُوتُ
وَاَحْيٰى
"Allâahümme bismike emüütü ve ahyâa."
Mânâsı:
"Allâh'ım; isminle ölür, isminle dirilirim."
Yataktan Kalkarken Okunacak Duâ
ٱَلْحَمْدُ ِللهِ ٱلَّذِى
اَحْيَانَا بَعْدَ مَا اَمَاتَنَا
وَاِلَيْهِ ٱلْبَعْثُ
وَٱلنُّشُورُ
"Elhamdü lillâahillezii ahyâanâa ba'de mâa emâatenâa ve ileyhil ba'sü
vennüşuur."
Mânâsı:
"Hamd olsun o Allâh'a ki, öldükten sonra bizi diriltti. Öldükten sonra dirilip
haşrolmak (toplanmak) onadır."
Devamında Büyük Fayda Olan Dualar
ٱَللّٰهُمَّ اَرِنَا ٱلْحَقَّ
حَقًّا وَٱرْزُقْنَا
ٱْلاِتِّبَاعَ اِلَيْهِ وَاَرِنَا
ٱلْبَاطِلَ بَاطِلاً
وَٱرْزُقْنَا ٱْلاِجْتِنَابَ عَنْهُ
"Allâahümme erine'l hakka hakkan verzükne'l-ittibâa ileyh ve erinel bâtıle
bâtılen verzükne'l-ictinâabe anhü."
Mânâsı:
"Ey benim Allâh'ım, bize hakkı hak olarak göster ve bizi hakkâ tâbi kıl; ve
bâtılı bâtıl olarak göster ve ondan ictinap ettir."
ٱَللّٰهُمَّ يَا مُقَلِّبَ
ٱلْقُلُبِ ثَبِّتْ قَلْبِى عَلٰى
دِينِكَ وَطَاعَتِكَ
ٱْلاِسْلاَمِ
"Allâhümme yâa mukallibe'l-kuluub, sebbit kalbii alâa diynike ve
taatike'l-islâm."
Mânâsı:
"Ey kalbleri döndüren (kalblere hükmeden) Allâh'ım; benim kalbimi dinin ve
İslâmî itâatın üzerine sâbit kıl."
Belâya Uğramış Bir Kimseyi Görünce Okunur
ٱَلْحَمْدُ ِللهِ ٱلَّذِى
عَافَانِى مِمَّا ٱبْتَلاَكَ بِهِ
وَفَضَّلَنِى عَلٰى كَثِيرٍ
مِمَّنْ خَلَقَ تَفْضِيلاً
"Elhamdü lillâahillezii aafâanii mimmebtelâake bihii ve faddalenii alâa kesiyrin
mimmen haleka tafdiilâ.
Mânâsı:
"Hamd olsun o Allâh'a ki, senin mübtelâ olduğun şeyden bana âfiyet verdi ve beni
yarattığı bir çoklarından üstün kıldı."
Bu dua belaya uğramış bir kimse görülünce, o belânın kendisine de isabet
etmemesi için okunur.
İnsan katiyyen başkasına gülüp, onu ayıplamamalı. Zirâ güldüğü şey kendi başına
da gelebilir.
Sabah Namazının Farzı ile Sünneti Arasında Okunacak Duâ
يَا
حَىُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا
ٱلْجَلاَلِ وَٱْلاِكْرَامِ
اَسْئَلُكَ اَنْ تُحْيِىَ قَلْبِى
بِنُورِ مَعْرِفَتِكَ
اَبَدًا يَا ٱَللهُ يَا
ٱَللهُ يَا ٱَللهُ يَا
بَدِيعَ ٱلسَّمٰوَاتِ وَٱْلاَرْضِ
"Yâa hayyu yâa kayyûmü yâa zelcelâali ve'l-ikraam. Es'elüke en tuhyiye kalbii
binuuri ma'rifetike ebeden yâa Allâhü yâa Allâhü yâa Allâhü yâa bedîassemâavâati
vel'ardı."
Mânâsı:
"Ey Hay ve Kayyûm olan (Allâh'ım); Ey celâl ve ikram sahibi olan (Allâh'ım)! Ey
gökleri ve yeri eşi ve benzeri olmayan bir mükemmellikte yaratan (Allâh'ım) ! Ey
Allâh'ım, ey Allâh'ım, ey Allâh'ım! Kalbimi mârifet nûrunla ebediyyen ihyâ
etmeni istiyorum."
Bu duâyı sabah namazının sünneti ile farzının arasında en az üç defa okumaya
devam eden kimseye son nefesinde imanla gitmek nasib olur.
Sabah Erken Kalkmak
Bütün rızıklar, sabah fecir vaktinde taksim olduğu için, bu vakti uykuda
geçirenler rızıklarını tam alamazlar. Evdeki ufak, büyük herkesin kaldırılması
yerinde olur. Güneş doğduktan sonra isterlerse tekrar uyurlar.
Duâları mümkün olursa üçer defa okumalıdır. Zira üçer defa okumak duânın
kabûlüne sebep olur.
Salevât-ı
Şerîfeler
Salât-ı Münciye
ٱَللّٰهُمَّ
صَلِّ عَلٰى
سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى
اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
صَلاَةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ
جَمِيعِ ٱْلاَحْوَالِ
وَٱْلاٰفَاتِ وَتَقْضِى لَنَا
بِهَا جَمِيعَ ٱلْحَاجَاتِ
وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ
جَمِيعِ ٱلسَّيِّئَاتِ وَتَرْفَعُنَا
بِهَا عِنْدَكَ
اَعْلَى ٱلدَّرَجَاتِ وَتُبَلِّغُنَا
بِهَا اَقْصَى
ٱلْغَايَاتِ مِنْ جَمِيعِ ٱلْخَيْرَاتِ
فِى ٱلْحَيَاتِ
وَبَعْدَ ٱلْمَمَاتِ اِنَّكَ
عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
"Allâahümme salli alâa seyyidinâa Muhammedin ve alâa âali seyyidinâa Muhammedin
salâaten tünciinâa bihâa min cemî'ıl-ehvâali ve'l âafâat. Ve takdıy lenâa bihâa
cemî'alhaacâat ve tütahhirunâa bihâa min cemî'ıs-seyyi'âat ve terfeunâa bihâa
ındeke a'led-derecâat ve tübelliğunâa bihâa aksa'l gaayâat. Min cemî'ıl-hayrâti
fi'l-hayâati ve ba'del-memâat. İnneke alâa külli şey'in kadiyr."
Mânâsı:
"Allâh'ım, Efendimiz Muhammed'e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve âfetlerden
kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan
temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve
ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde râhmet eyle.
Muhakkak sen her şeye kaadirsin."
Salât-ı Fethiyye
ٱَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ
وَبَارِكْ عَلٰى
سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ٱلْفَاتِحِ
لِمَا اُغْلِقَ
وَٱلْخَاتِمِ لِمَا سَبَقَ
نَاصِرِ ٱلْحَقِّ بِٱلْحَقِّ
وَٱلْهَادِى اِلٰى صِرَاطِكَ
ٱلْمُسْتَقِيمِ وَعَلٰى اٰلِهِ
حَقَّ قَدْرِهِ وَمِقْدَارِهِ
ٱلْعَظِيمِ
"Allâahümme salli ve sellim ve bâarik alâa seyyidinâ Muhammedini'l-fâtihı limâa
uğlika ve'l-hâtimi limâa sebeka nâasırı'l-hakkı bi'l-hakkı ve'lhâadii ilâa
sırâatike'l müstakıym ve alâa âalihii hakka kadrihii ve mikdâarihi'lazıym."
Mânâsı:
"Allâh'ım salât ve selâm eyle ve mübarek kıl; kilitlenmişlerin açıcısı,
öncekilerin sonuncusu, Hakka hak ile yardımcı, doğru yoluna hidâyet eden
Efendimiz Muhammed'e ve onun ehl-i beytine onun kadrince ve azîm mikdarınca."
Salât-ı Nâriye
ٱَللّٰهُمَّ صَلِّ صَلاَةً
كَامِلَةً وَسَلِّمْ سَلاَمًا
تَآمًّا عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
ٱلَّذِى تَنْحَلُّ
بِهِ ٱلْعُقَدُ وَتَنْفَرِجُ
بِهِ ٱلْكُرَابُ وَتُقْضٰى بِهِ
ٱلْحَوَآئِجُ وَتُنَالُ
بِهِ ٱلرَّغَآئِبُ وَحُسْنُ
ٱلْخَوَاتِمِ وَحُسْنُ ٱلْخَوَاتِمِ
وَيُسْتَسْقَى ٱلْغَمَامُ بِوَجْحِهِ
ٱلْكَرِيمِ وَعَلٰى اٰلِهِ
وَصَحْبِهِ فِى كُلِّ لَمْحَةٍ
وَنَفنسٍ بِعَدَدِ
كُلِّ مَعْلُومٍ
لَكَ
"Allâahümme salli salâaten kâamileten ve sellim selâmen tâammen alâa seyyidinâa
Muhammedini'l-lezii tenhallü bi-hil'ukadü ve tenfericü bihi'l-kürabü ve tükdaa
bihi'l-havâaicü ve tünâalü bihi'r rağaaibü ve husnü'lhavâatimi ve husnü'l-havâatimi
ve yüsteska'l ğamâamü bivechihi'l-keriim ve alâa âalihii ve sahbihii fîi külli
lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma'lûmin lek."
Mânâsı:
"Allâh'ım, kendisi hürmetine düğümler çözülen, gamlar-kederler açılan,
ihtiyaçlar giderilen, isteklere, hüsn-ü hâtimelere güzel âkibetlere nâil olunan,
kerem (cömertlik) sahibi yüzü-suyu hürmetine bulutların sulandığı, Efendimiz
Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e ve onun âl ve ashâbına; her bakış ve her nefeste ve
zâtınca mâlum olanların sayısınca, kâmil bir rahmet ve tam bir selâmet ihsan
eyle."
Her gün Peygamber Efendimize çokça salevât okumalıdır. Bilhassa salât-ı münciye,
salât-ı nâriye ve salât-ı fethiyye'ye devam edilmelidir. Herhangi bir sıkıntı
anında bunların hatmi yapılarak duâ edilirse, Cenâb-ı Hakk dilekleri kabul eder.
Salât-ı Münciye'nin hatmi 1000 , salât-ı nâriye'nin hatmi ise 4444 defa
okumaktır.
Hatim Duâsı
ٱَلْحَمْدُ
ِللهِ رَبِّ
ٱلْعَالَمِينَ وَٱلصَّلاَةُ وَٱلسَّلاَمُ
عَلٰى سَيِّدِنَا
مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ
وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ وَٱعْفُ
عَنَّا وَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا
اَنْتَ مَوْلٰينَا فَٱنْصُرْنَا
عَلَى
ٱلْقَوْمِ ٱلْكَافِرِينَ وَٱعْفُ
عَنَّا وَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا
اَنْتَ مَوْلٰينَا فَٱنْصُرْنَا
عَلَى
ٱلْقَوْمِ ٱلْكَافِرِينَ وَٱعْفُ
عَنَّا وَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا
اَنْتَ مَوْلٰينَا فَٱنْصُرْنَا
عَلَى
ٱلْقَوْمِ ٱلْكَافِرِينَ ٱَللّٰهُمَّ
ٱجْعَلْ هٰذَا ٱلْخَتْمَ ٱلشَّرِيفَ
وَٱلْفَاتِحَةَ ٱلشَّرِيفَةَ
وَٱْلاِخْلاَصَ ٱلشَّرِيفَ اَوَّلاً
هَدِيَّةً وَاصِلَةً اِلٰى رُوحِ
نَبِىِّ ٱلرَّحْمَةِ رَسُولِ
ٱلثَّقَلَيْنِ اِمَامِ ٱلْحَرَمَيْنِ
مُحَمَّدًا ٱلْمُصْطَفٰى صَلَّى
ٱللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَاِلٰى
اَرْوَاحِ اَهْلِ بَيْتِهِ وَاٰلِهِ
وَاَصْحَابِهِ رِضْوَانُ ٱللهِ
تَعَالٰى عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ
وَاِلٰى
اَرْوَاحِ جَمِيعِ ٱْلاَنْبِيَآءِ
وَٱلْمُرْسَلِينَ صَلَوَاتُ ٱللهِ
وَسَلاَمُهُ عَلَيْهِمْ
اَجْمَعِينَ وَاِلٰى اَرْوَاحِ
جَمِيعِ سِلْسِلَةِ سَادَاتِنَا
ٱلْكِرَامِ قَدَّسَ ٱللهُ
اَسْرَارَهُمْ اَجْمَعِينَ ٱَللّٰهُمَّ
ٱجْعَلْ هٰذَا جُزْءًا مِنْ
جُزْءِ صَدَقَاتِ ٱلنَّبِىِّ
صَلَّى
ٱللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ جُزْءًا
مِنْ جُزْءِ هَدِيَّاتِ سِلْسِلَةِ
سَادَاتِنَا ٱلْكِرَامِ اِلٰى
اَرْوَاحِنَا اِلٰى اَرْوَاحِ
اٰبَآئِنَا وَاُمَّهَاتِنَا وَاَقْرَبَآئِنَا
وَتَعَلُّقَاتِنَا
وَلِجَمِيعِ مَنْ لَهُمْ حَقٌّ
عَلَيْنَا خَآصَّةً اِلٰى هِدَايَةِ
اُمَّةِ مُحَمَّدٍ وَاَوْلاَدِ
اُمَّةِ مُحَمَّدٍ خَآصَّةً
اِلٰى خَلاَصِ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ
وَاَوْلاَدِ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ
خَآصَّةً
اِلٰى سَلاَمَةِ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ
وَاَوْلاَدِ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ
خَآصَّةً
اِلٰى قَهْرِ اَعْدَآءِ اُمَّةِ
مُحَمَّدٍ وَاَوْلاَدِ اُمَّةِ
مُحَمَّدٍ ٱَللّٰهُمَّ ٱنْصُرْ
مَنْ نَصَرَ ٱلدِّينَ وَٱخْذُلْ
مَنْ خَذَلَ ٱلْمُسْلِمِينَ
بِحَقِّ اَسْرَارِ سَيِّدِ
ٱلْمُرْسَلِينَ وَبِحَقِّ جَمَالِكَ
يَا جَمِيلُ جَلَّ جَلاَلُهُ
يَا قَاهِرُ يَا قَهَّارُ
يَا
مُهْلِكُ يَا مُمِيتُ يَا
ضَآرُّ يَا قَاهِرُ يَا
قَهَّارُ يَا مُهْلِكُ يَا
مُمِيتُ يَا ضَآرُّ يَا
قَاهِرُ يَا قَهَّارُ يَا
مُهْلِكُ يَا مُمِيتُ يَا
ضَآرُّ ٱَللّٰهُمَّ مُنْزِلَ
ٱلْكِتَابِ سَرِيعَ ٱلْحِسَابِ
ٱِهْزِمِ ٱْلاَحْزَابَ ٱَللّٰهُمَّ
ٱهْزِمْهُمْ وَٱنْصُرْنَا عَلَيْهِمْ
وَزَلْزِلْهُمْ ٱَللّٰهُمَّ يَا
مُجِيبَ ٱلْمُضْطَرِّينَ وَيَا
صَرِيخَ ٱلْمَكْرُوبِينَ ٱِكْشِفْ
عَنَّا هَمَّنَا وَغَمَّنَا
وَكُرْبَتَنَا فَاِنَّكَ تَرٰى
مَا نَزَلَ بِنَا وَبِٱلْمُؤْمِنِينَ
جَمِيعًا ٱَللّٰهُمَّ ٱسْتُرْ
عَوْرَاتِنَا
وَاٰمِنْ رَوْعَاتِنَا يَا اَرْحَمَ
ٱلرَّاحِمِينَ ٱَللّٰهُمَّ ٱرْزُقْنَا
حِفْظَ
ٱلْمُرْسَلِينَ وَاِلْهَامَ ٱْلاَنْبِيَآءِ
وَفَهْمَ ٱْلاَوْلِيَآءِ بِكَرَمِكَ
يَا
اَكْرَمَ ٱْلاَكْرَمِينَ وَبِرَحْمَتِكَ
يَا اَرْحَمَ
ٱلرَّاحِمِينَ سُبْحَانَ رَبِّكَ
رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
وَسَلاَمٌ
عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ وَٱلْحَمْدُ
ِللهِ رَبِّ
ٱلْعَالَمِينَ
Otuziki Farz
İmânın şartları Altı
İslâmın şartları Beş
Abdestin farzları Dört
Guslün farzları Üç
Teyemmümün farzları İki
Namazın farzları Oniki
Yekûn: Otuz iki
İmânın Şartları
Allâh'ın varlığına ve birliğine inanmak
Allâh'ın meleklerine inanmak
Allâh'ın kitaplarına inanmak
Allâh'ın peygamberlerine inanmakÂhiret gününe inanmak
Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allâh (Celle Celâlühû) olduğuna inanmak.
İslâmın Şartları
Kelime-i şehâdet getirmek
Namaz kılmak
Zekât vermek
Oruç tutmak
Haccetmek
Abdestin Farzları
Yüzünü yıkamak,
Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak
Başının dörtte birini meshetmek
Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak
Guslün Farzları
Ağzına su vermek
Burnuna su vermek
Bütün bedenini yıkamak
Teyemmümün Farzları
Niyet
İki darb ve mesih
Namazın Farzları
Dışında olanlar
Hadesten tahâret
Necâsetten tahâret
Setr-i avret
İstikbâl-i Kıble
Vakit
Niyet
İçinde olanlar
İftitah tekbiri
Kıyam
Kıraat
Rükû
Secde
Kaade-i ahîre
Ellidört Farz
Allâhü Teâlâ'yı bir bilip zikretmek.
Helâl kazanılmış temiz elbise giymek
Abdest almak
Beş vakit namaz kılmak
Cünüplükten gusletmek
Rızık için Allâh'a tevekkül (itimad) etmek
Helâlinden yeyip, içmek
Allâh'ın taksîmine kanaat etmek
Tevekkül etmek
Kazâya (yâni Allâh'ın hükmüne) râzı olmak
Nîmete karşılık şükretmek
Belâya sebretmek
Günahlara tevbe etmek
İbâdetleri ihlâs ile yapmak
Şeytânı düşman bilmek
Kur'ânı delil tanımak
Ölüme hazırlıklı olmak
İyiliği emredip kötülükten alıkoymak
Gıybet etmemek, kötü şeyleri dinlememek
Anaya-babaya iyilik ve itaat etmek
Akrabayı ziyâret etmek
Emânete hıyânet etmemek
Dinin kabul etmeyeceği şakayı yapmamak
Allâh ve Resûlüne itâat etmek
Günahtan kaçınıp Allâh'a sığınmak
Allâh için sevmek, Allâh için sevmemek
Her şeye ibretle bakmak
Tefekkür etmek (Cenâb-ı Hakk'ın kudretini azametini ve insanın yaradılışındaki gayeyi düşünmek)
İlim öğrenmeye çalışmak
Kötü zandan sakınmak
İstihzâ (alay) etmemek
Harama bakmamak
Dâima doğru olmak
Şımarıklık ve azgınlığı terketmek
Sihir yapmamak
Ölçü ve tartıda doğru olmak
Allâh'ın azabından korkmak
Bir günlük yiyeceği - içeceği olmayana sadaka vermek
Allâh'ın rahmetinden ümid kesmemek
Nefsinin kötü arzularına tâbi olmamak
İçki içmemek, uyuşturucu kullanmamak
Allâh'a ve mü'minlere sû-i zandan sakınmak
Zekât vermek ve malî cihatta bulunmak
Hayız ve nifas halinde eşiyle birleşmemek
Bütün günahlardan; kalbini temiz tutumak
Yetimin malını haksız olarak yememek
Kibirlilik etmemek
Livâta ve zinâ yapmamak
Beş vakit namazı muhafaza etmek
Zulm ile halkın malını yememek
Allâh'a şirk (ortak) koşmamak
Riyâdan (gösterişten) sakınmak
Yalan yere yemin etmemek
Verdiği sadakayı başa kakmamak.
(*) Zikir: Dil veya kalb ile yapılır. Kalb ile yapılana zikr-i hafî denir.
Kur'anı Kerim okumak, Kelime-i tevhid, tehlil, salevât-ı şerîfe ve duâları
okumak da dil ile yapılan Zikir cümlesindendir.
Bazı Batı Bilginlerinin Dinimiz,
Kur'ân-ı Kerîm ve Peygamberimiz Hakkındakı Sözleri
Everyman's Encyclopaedia, İslâm Maddesi
"İslâmiyet, hayatın bütün mes'eleleri için kâideler koyar. O eksiksiz bir
kanunlar topluluğudur. Her türlü temizlikten alın, tâ alış-verişe, cinâyetlere
kadar ahkâm yürütür ve hattâ sakal ve bıyığın nasıl kesileceği hakkında bile
hüküm koyar. İslâm'ın bütün kanunları ehemmiyet bakımından aynıdır."
J.W. von Goethe Kur'ân-ı Kerîm Hakkında Diyor Ki
Kur'ân'ın ezelden olup olmaması diye
Bir şüphe beni uğraştırmaz
Kitapların kitabı olduğuna iman ederim.
Müslüman olarak bana farz olduğu gibi!
Bismarck Diyor Ki
...Bütün semâvî kitapları tam ve etraflıca tetkik ettimse de hiç birisinde bir
hikmet ve isâbet görmedim. Bu kanunlar değil bir cemiyetin, bir hâne halkının
saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lakin Muhammedîlerin
Kur'ân'ı bu kayıttan âzâdedir....Ben Kurân'ın her kelimesinde büyük bir hikmet
gördüm...
...Seninle aynı asırda yaşayamadığımdan dolayı üzgünüm, Ey Muhammed. Muallimi ve
nâşiri olduğun bu kitap senin değildir. O, lâhûtîdir. Bunun lâhûti olduğunu
inkâr etmek, mevcut ilimlerin batıl olduğunu ileri sürmek kadar gülünçtür. Bunun
için beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra ise
göremiyecektir. Ben huzûr-ı mehabetinde kemâl-i hürmetle eğilirim.
|